Kayıtlar

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

SGK Borç Taksitlendirmede Yeni Dönem: 2026/7 Sayılı Genelge ile Gelen 7 Kritik Değişiklik

Resim
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), borçlarını taksitlendirerek ödemek isteyen işverenler ve sigortalılar için önemli kolaylıklar sağlayan 2026/7 sayılı genelgeyi yayımladı. 30 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren bu yeni düzenleme, 2024/12 sayılı eski genelgeye göre borçluların elini bir hayli rahatlatıyor. Özellikle teminatsız tecil sınırı nın yükseltilmesi ve ödemelerdeki esneklik, nakit akışını yönetmekte zorlanan mükellefler için bir can suyu niteliğinde.

İş Kazalarının Soruşturulmasında İdari Bakış

Çalışma hayatında ne yazık ki sıkça karşılaşılan İŞ KAZASI olgusu, gerek çalışan, gerek kazalı sigortalı, gerekse kazanın ortaya çıkmasında etkide bulunan üçüncü kişileri doğrudan ilgilendiren hukuki bir olgudur. 

2019 Yılı Mali Tatil ve Sosyal Güvenlik Uygulaması

Resim
5604 sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanun ile getirilen mali tatil uygulamasına göre, h er yıl 1 Temmuz tarihinden itibaren 20 Temmuz tarihine kadar (20 Temmuz dahil) mali tatil uygulanmaktadır. Kanun hükmüne göre haziran ayının son günü tatil gününe isabet ettiğinde ise mali tatil, temmuz ayının ilk iş gününü takip eden günden başlayacaktır. Buna göre 2019 yılında Haziran ayının son gününün pazar gününe isabet etmesi nedeniyle 2019 yılı mali tatili 2 Temmuz günü başlayacaktır. Ancak mali tatilin bitiş tarihi ise her zamanki gibi 20 Temmuz’da sona erecektir.

“ÜCRET” İLE “PRİME ESAS KAZANÇ” FARKI

Resim
Gelir Vergisi Kanununun 63 üncü maddesi hükmü gereği, vergilendirmeye esas alınan gerçek ücretin safi tutarı, işveren tarafından verilen para ve ayınlarla sağlanan yararlar toplamından, Kanunda gösterilen indirimlerin yapılmasından sonra kalan miktardır. Aynı maddede “ Kanunla kurulan emekli sandıkları ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesinde belirtilen sandıklara ödenen aidat ve primler ”in ücretin gayrisafi tutarından indirilebileceği hükme bağlanmıştır. Kanunda belirtilen aidat ve primler, esas olarak 2008 yılı Ekim ayı başı itibariyle yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile düzenlenmektedir.

2015 YILINDA UYGULANACAK BAZI TUTARLAR

Aşağıda 2015 yılında uygulanacak çeşitli tutarlara yer verilmiştir. Bu tutarlardan asgari ücrete bağlı olarak uygulanan tutarlardan; 01.01.2015 – 30.06.2015 dönemine ait olanlar “ 2015/I ” ve 01.07.2015 – 31.12.2015 dönemine ait olanlar ise “ 2015/II ” olarak belirtilmiştir.

Müzisyen ve Sanatçıların Sigortalı Bildirilme Zorunluluğu

Sosyal Güvenlik Hukuku açısından sigortalı; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişi olarak tanımlanmıştır. Türk Sosyal Güvenlik Sistemi içerisinde sigortalı olmak bir zorunluluktur. Zorunluluk ilkesi ise sigortalılık ilişkisinin kişinin olumlu ya da olumsuz irade açıklamasına bağlı olmadan kendiliğinden başlamasını ifade etmektedir. Hatta sigortalılık ilişkisinin Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilip tescil edilmesinin sigortalılık niteliğinin kazanılması bakımından da önemi bulunmamaktadır.  Devamı>>

Sigortalılık Statülerinin Çakışması

Çalışma yaşamında kişilerin, farklı sigortalılık statülerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmayı gerektirecek şekilde çalışmaları söz konusu olabilmektedir. Ancak Türk Sosyal Güvenlik Sisteminin “teklik” ilkesi dolayısıyla, bir kişinin aynı anda birden fazla sigorta statüsünde zorunlu sigortalı olması mümkün değildir. Bu sebeple birden fazla sigortalılık statüsünün “çakışması” durumunda, hangi statünün geçerli olacağı ve hangi statüden prim ödeneceği, ilgili statünün sağladığı haklar, menfaatler ve yükümlülükler sebebiyle önem kazanmaktadır. 5510 sayılı Kanun’un 53. maddesi, işte bu duruma açıklık getirmektedir . Devamı  >>

Kamu Görevlilerinin Sigortalılığı (Eski Emekli Sandığı, Yeni 4/1-c)

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun yürürlüğe girdiği, 2008 yılı Ekim ayı başından önce kamu görevlilerinin sosyal güvenliği 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uyarınca sağlanmaktaydı. 5434 kapsamında yer alan çalışanlar “iştirakçi” olarak anılmaktaydı. 2008 yılı Ekim ayı başından itibaren 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi (4/1-c) kapsamında ilk defa çalışmaya başlayanların sosyal güvenlik hak ve yükümlülükleri ise 5510 sayılı Kanun kapsamında sağlanmaktadır. Bu yazıda (4/1-c) kapsamında çalışanlar hakkında bilgi verilecektir.

Kendi Adına ve Hesabına Bağımsız Çalışanların Sigortalılığı (Eski Bağ-Kur, Yeni 4/1-b)

Türk sosyal güvenlik şemsiyesi altına, hizmet akdine tabi çalışanlar ile kamu personellerine göre daha geç katılan kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların sigortalılığı ilk kez 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu (Bağ-Kur) Kanunu ile sağlanmıştır. Ayrıca 10.09.1977 tarihli ve 2108 sayılı Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvenlik Kanunu ile köy ve mahalle muhtarlarının Bağ-Kur kapsamında zorunlu sigortalı olmaları sağlanmıştır. 1983 yılında 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu kabul edilerek tarım kesiminde bağımsız çalışanların sosyal güvenlikleri sağlanabilmiştir.

Hizmet Akdine Tabi Çalışanların Sigortalılığı (Eski SSK, Yeni 4/1-a)

Daha önceki yazımızda sosyal güvenlik sistemi içerisinde sigortalının yerini ve genel hatlarıyla hukuki konumunu ele almıştık. Bu yazımızda ise 5510 sayılı “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu” tarafından belirlenen sigortalılık statülerinden, aynı kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan sigortalıların kapsamı hakkında bilgi verilmeye çalışılacaktır.

Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde “Sigortalı”

Resim
Türk sosyal güvenlik sistemi esas olarak 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununca düzenlenmektedir. Türk Sosyal güvenlik sisteminde “sigortalı” kavramı üzerinde durulacak olan bu yazıda, 5510 sayılı Kanun irdelenerek, kavramın hukuki sınırları değerlendirilecektir. Yazıda öncelikle sigortalıyı belirleyen mevzuat ve kurumsal yapı hakkında genel bilgiler verilecek daha sonra 5510 sayılı Kanun çerçevesinde sigortalı kavramının farklı görünümleri hakkında kısaca bilgi verilecektir.